Fırat ve Dicle nehirlerinin Basra Körfezi’nden denize dökülmeden önce birleştikleri yer olan Şatt’ül-Arab (Ervend Rūd), kenarında bulunan restoran adını buradan aldı. Konsept projesini çalıştığımız yapıda önem verilen noktalardan biri geleneksel mimariye saygı duyan modern tasarım anlayışı oldu.
Yöre yapılarında görülen mimari formların günümüz teknolojisi ve malzemeleri ile yeniden yorumlandığı projede, arazinin komşu olduğu viyadük/köprünün negatif algısını mümkün olduğunca saklayacak ancak restoran müşterisinin maksimumda nehir manzarasından faydalanabileceği kütle hareketleri ve planlamaya önem verildi.